Dünya Su Günü Ne Zaman?

Advertisement

Dünya Su Günü, her yıl 22 Mart’ta kutlanan bir gündür. 1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilmiştir.

İlk kez 1992’de Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda önerilen “Dünya Su Günü”, gerek BM üyelerinin, gerekse diğer dünya ülkelerinin giderek büyüyen temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılması konusunda somut adımlar atılmasının sağlanmasında teşvik olması amacıyla bu isme bir gün adamak anlamında oluşturuldu.

Her üç yılda bir toplanan ve 2009’da İstanbul’da düzenlenen Dünya Su Konseyi’nde katılımı artıran Dünya Su Günü, artan su krizini, sosyal ve ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini tehdit eden bir olgu olduğunu vurgular.

1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda alınan kararla, her yıl 22 Mart Dünya Su Günü(#WWD2015) olarak kutlanmaktadır. Suyla ilgili zorluklar yaşayan dünya nüfusuna ilişkin farkındalık yaratmak ve gelecekte suyun yönetimine ilişkin politikalara hazırlık sağlamak açısından önemli bir etkinlik olmakla beraber her sene belirli bir tema altında kutlanmaktadır. Bu senenin teması olan “Su ve Sürdürülebilir Kalkınma”, 20 Mart tarihinde yayınlanan BM Dünya Su Kalkınma Raporu 2015’in konusu: Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Su ile aynı içeriğe sahiptir.

Teklif ilk kez, 1992’de Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda (UNCED) gündeme getirildi. 1993’ten itibaren katılım her yıl katlanarak arttı; halk, desteklerini göstermek amacıyla gün boyu muslukları açmamaya teşvik edildi. Dünya Su Günü Facebook’ta da çok rağbet gördü.

Birleşmiş Milletler ve üye ülkeler bu günü, dünyadaki su kaynakları ile ilgili somut çalışmaları ödüllendirmek ve Birleşmiş Milletler tavsiyelerini uygulamaya ayırmışlardır. Her yıl Birleşmiş Milletlerin su alanında çalışmalar yapan farklı bir kuruluşu Dünya Su Günü’nde yapılacak uluslararası etkinlikleri destekleyip koordine etmektedir. UN-Water, kurulduğu yıl olan 2003’ten bu yana Dünya Su Günü etkinliklerine öncülük edecek BM kuruluşunu, etkinlik konusunu ve verilecek mesajları belirleme sorumluluğunu üstlenmektedir.

Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin dışında, içilebilir su kaynakları ve su yaşamını destekleyen bazı sivil toplum kuruluşları da Dünya Su Günü’nü, çağımızın öncelikli su sorunlarına dikkat çekmek için iyi bir fırsat olarak değerlendirmektedir. Örneğin, Dünya Su Konseyi 1997’den bu yana her üç yılda bir düzenlediği Dünya Su Forumu ile bir hafta boyunca binlerce katılımcıya ulaşmaktadır. Katılımcı kuruluşlar ve Sivil toplum örgütlerinin dikkat çektiği konular arasında, “temiz içme suyuna ulaşma şansı olmayan bir milyar insan” ve “aile içinde suya ulaşmada cinsiyetin yeri” gibi konular yer almaktadır.

Ayrıca Dünya Su Günü vesilesi ile 2003, 2006, 2009 ve 2012 yıllarında Birleşmiş Milletler Dünya Su Kaynaklarını Geliştirme Raporu yayınlanmıştır.

Dünya nüfusunun hızlı artışı, tarım alanında sulama, küresel ısınmanın olumsuz etkileri, sanayileşme gibi nedenler göz önüne alındığında, su kaynaklarının önemi giderek artmaktadır. Gelecek yıllarda özellikle büyük kentlerde, su ihtiyacının giderek artması beklenmektedir. İlerleyen zaman içerisinde gelişmekte olan ülkelerde gıda ürünlerinin yetiştirilmesinde daha fazla suya ihtiyaç duyulacaktır.

Bu gerçekler doğrultusunda sahip olduğumuz su kaynaklarının kıymetini bilerek, kaynaklarımızı doğru kullanmalı, iyi değerlendirmeli ve kirletmemeliyiz. Gelecekte savaşların su kaynakları için çıkacağı bilinci ile davranmalı, gereken önlemleri şimdiden almalıyız.

Bu konuda devletimizin yetkili organları tarafından alınacak tedbirlerin yanı sıra, birey olarak bizlere de bir takım görevler düşmektedir. Günlük hayatta su israfını önleyecek tedbirler almak ve bu yönde tutum sergilemek hem vatandaşlık hem de insanlık görevimizdir.

Özellikle, su kullanımının fazla yapıldığı tarımsal üretim sahasındaki su israfının önlenmesi için ciddi tedbirler alınmalıdır. Bu bağlamda; sulama yaparken suyun etkin ve tasarruflu kullanımını sağlayan damlama ve mikro sulama yöntemleri kullanılmalı, su ihtiyacı fazla olan ürünlerden ziyade daha az su isteyen ürünler tercih edilmeli, özellikle yeni geliştirilen sulama şebekelerinde kapalı sistem sulama sistemi tercih edilmelidir.

Alınacak bu tedbirlerle ilgili olarak çiftçilerimiz sürekli olarak bilgilendirilmelidir. Çocuklarımıza yaşayabilecekleri bir dünya bırakabilmenin ilk şartı, yaşadığımız çevreyi ve doğal kaynaklarımızı korumaktır.

Advertisement

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.